BBC HukukBBC Hukuk
← Makalelere dön

Yayım 22 Eylül 2026 · Barış Baran Civelek

Ev sahibi "kendim oturacağım" diyor: kiracı çıkmak zorunda mı?

Kiracıysanız bu cümleyi bir telefonla ya da mesajla duymuşsunuzdur: "Evi kendim kullanacağım, çıkmanız gerekiyor." Ev sahibiyseniz aynı cümleyi kurmak üzeresin…

Ev sahibi "kendim oturacağım" diyor: kiracı çıkmak zorunda mı?

Kiracıysanız bu cümleyi bir telefonla ya da mesajla duymuşsunuzdur: "Evi kendim kullanacağım, çıkmanız gerekiyor." Ev sahibiyseniz aynı cümleyi kurmak üzeresiniz ve karşınızdaki kişinin çıkmak zorunda olup olmadığını merak ediyorsunuz. Bu yazı iki tarafa da aynı şeyi söylüyor: kanun ne diyorsa o.

Kısa cevap şudur. Ev sahibinin kendisi ya da kanunda sayılan yakınları için eve gerçekten ihtiyacı varsa kanun ona tahliye yolunu tanır. Ama bu yol sözlü bir "çık" demekle açılmaz; süresi içinde açılacak bir dava gerekir ve o davada iki şart aranır. Birincisi, ihtiyacın gerçek ve zorunlu olması; bunu göstermek ev sahibine düşer. İkincisi, kimin ihtiyacı için tahliye istenebileceğinin kanunda sayılı ve sınırlı olması; listede olmayan bir yakın için bu yol yoktur. İnsanların en çok yanıldığı iki nokta da tam olarak bunlardır.

"Sözleşme bitti, çık" demek yeter mi?

Yetmez. Türk Borçlar Kanunu'na göre konut kirasında sözleşme süresi dolduğunda, kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Kanun bunun devamında açıkça şunu söyler: kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Yani "bir yıllıktı, doldu" cümlesi tek başına tahliye sebebi değildir. On yıllık uzama süresinden sonra ortaya çıkan ayrı bir kural vardır; o, başka bir yazının konusudur.

Bunun sonucu şudur: ev sahibinin kiracıyı dava yoluyla çıkarabileceği sebepler kanunda tek tek sayılmıştır ve bu liste kapatılmıştır. Ev sahibi kendi sebebini üretemez. Kanun, dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini de ayrıca yazar. Sözleşmeye "ev sahibi ihtiyaç duyarsa kiracı on beş gün içinde boşaltır" gibi bir madde yazılmış olsa bile bu madde kiracıyı bağlamaz.

İhtiyaç, kanunun saydığı bu sınırlı sebeplerden biridir. Sebep var; ama şartları var. Aşağıda o şartlar var.

Kimin ihtiyacı için tahliye istenebilir?

Kanun bu listeyi kendisi verir. Kiraya veren, kiralananı şu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa tahliye davası açabilir:

  • Kendisi,

  • Eşi,

  • Altsoyu, yani çocukları ve torunları,

  • Üstsoyu, yani anne babası, büyükanne ve büyükbabası,

  • Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.

Bu listede olmayan kişiler için ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılamaz. Kardeş, yeğen, damat, gelin, arkadaş bu listede yoktur. "Kardeşim oturacak" diyen bir ev sahibi bu yolu kullanamaz. Tek istisna son maddedir: bir yakınına kanun gereği bakmakla yükümlü olan ev sahibi, o kişi için dava açabilir. Bakmakla yükümlülüğün kimler arasında bulunduğu ayrı bir hukuki sorudur; böyle bir durum varsa bir avukata sorulmalıdır.

Evi sonradan satın alan yeni malik için de liste aynıdır. Yeni malik de yalnızca kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da bakmakla yükümlü olduğu kişiler için ihtiyaç iddiasında bulunabilir.

İhtiyaç "gerçek ve zorunlu" olmalı: mahkeme ne arar?

Kanunun kullandığı ifade "kullanma zorunluluğu"dur. Uygulamada mahkemeler bu ifadeyi şöyle okur: ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Bunu kanıtlamak, tahliye isteyen ev sahibine düşer. Sözle "oturacağım" demek yetmez; mahkeme neden bu eve ihtiyaç duyulduğunu somut olarak görmek ister.

Uygulamada yerleşmiş üç ölçüt daha vardır. Devamlılık taşımayan geçici bir ihtiyaç tahliye sebebi olmaz. Henüz doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilmez. Ve ihtiyacın yalnızca dava açıldığı gün var olması yetmez; yargılama sürerken de devam etmesi gerekir.

Kiracı için bunun anlamı şudur: ev sahibinin asıl amacının kirayı artırmak ya da evi daha yüksek bedelle başkasına vermek olduğunu düşünüyorsanız, mahkemenin ölçütü tam da budur. İhtiyacın samimi olmadığını gösteren her şey davada değerlendirilir.

Ev sahibi için bunun anlamı şudur: davayı açmadan önce ihtiyacınızı kendinize dürüstçe sorun. Yurt dışından kesin dönüş gibi somut ve sürekli bir durum bu ölçüte girebilir; "belki ileride kullanırım" girmez. Başka bir evinizin olması tek başına davayı düşürmez; mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir. Ama her delil, ihtiyacın gerçek olup olmadığı sorusuna hizmet eder.

Ev sahibi ne zaman dava açabilir, süre ne kadar?

Belirli süreli bir sözleşmede ev sahibi, ihtiyaç sebebiyle tahliye davasını sözleşme süresinin sonunda, sürenin bitiminden başlayarak bir ay içinde açmalıdır. Bu bir aylık süre kamu düzenine ilişkindir; yani kiracı ileri sürmese bile mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir ve süresi geçmiş dava reddedilir. Belirsiz süreli sözleşmede sürenin hesabı farklıdır; o hesap için bir avukata danışılmalıdır.

Kanunda kiracıların çoğunun bilmediği bir kural daha vardır. Ev sahibi, en geç bu bir aylık süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılır. Yani sözleşme bitiminden önce elinize geçen "ihtiyacım var, sözleşmeyi yenilemeyeceğim, dava açacağım" içerikli yazılı bir bildirim, bir ay geçince rahatlayabileceğiniz anlamına gelmez; ev sahibi uzayan kira yılının sonuna kadar davayı açabilir.

Bu bildirimin ve konut kirasındaki her fesih bildiriminin geçerli olması için yazılı yapılması şarttır. Sözlü ya da telefonla söylenen bir "çık" hukuken bildirim değildir. Hangi yazılı yolun ispat için yeterli olduğu olaya göre değişir; noter kanalıyla gönderilen bildirim, ispat açısından en az tartışmalı yoldur.

Ev satıldı, yeni sahibi çıkmamı istiyor

Evin satılması tek başına tahliye sebebi değildir; satış, kanunun saydığı sebepler arasında yoktur. Ancak kanun, evi sonradan edinen yeni malike ihtiyaç sebebiyle tahliye için ayrı bir yol tanır ve bu yolun kendi şartları vardır.

Yeni malik, evi kendisi ya da yukarıdaki listede sayılan yakınları için kullanma zorunluluğu varsa, evi edindiği tarihten başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, sözleşmeyi altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Bu bir aylık bildirim yapılmamışsa bu yol kapanır.

Yeni malikin ikinci bir seçeneği daha vardır: dilerse eski malik gibi sözleşme süresinin sonunu bekler ve süre bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açar.

Her iki yolda da ihtiyacın gerçek ve zorunlu olması şartı aynen geçerlidir. Evi yeni almış olmak, ihtiyacı kendiliğinden kanıtlamaz.

Dava açmadan önce zorunlu adım: arabuluculuk

1 Eylül 2023'ten beri kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İhtiyaç sebebiyle tahliye davası da bu kapsamdadır. Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme davayı esasına girmeden usulden reddeder. Yani ev sahibi için sıra şudur: yazılı bildirim, arabuluculuk, dava.

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Taraflar anlaşırsa dava açılmaz. Anlaşamazlarsa arabulucu bir son tutanak düzenler; dava bu tutanakla birlikte sulh hukuk mahkemesinde açılır. Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir.

Bir aylık dava süresi olan ev sahibi için önemli bir ayrıntı: arabuluculuk bürosuna başvurulduğu günden son tutanağın düzenlendiği güne kadar geçen sürede hak düşürücü süreler işlemez. Yani arabuluculuk süreci, bir aylık süreyi yemez.

Arabuluculuk iki taraf için de yalnızca zorunlu bir formalite değildir. Taşınma için ek süre, taşınma masrafı, evin teslim şekli gibi konular burada konuşulabilir ve bir anlaşmaya bağlanabilir. Görüşmeye hazırlıklı gitmek iki tarafın da yararınadır.

Çıkardı, sonra başkasına kiraya verdi: üç yıl kuralı

Kanunun en az bilinen ve en çok iş gören hükmü budur. Ev sahibi, ihtiyaç sebebiyle evin boşaltılmasını sağlamışsa, haklı bir sebep olmaksızın, üç yıl geçmedikçe evi eski kiracısından başkasına kiraya veremez.

Bu kurala aykırı davranan ev sahibi, eski kiracısına, son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. Kanunun ölçüsü budur; rakam değil, en az bir yıllık kira.

Kanun "haklı sebep" istisnasını tanır; ev sahibinin planının gerçekten değişmesini gerektiren bir durum varsa bu istisna gündeme gelebilir. Neyin haklı sebep sayıldığı her olayda ayrı değerlendirilir.

Ev sahibi için bunun anlamı: ihtiyaç bir bahaneyse bu yol pahalıdır. Kiracı için bunun anlamı: ihtiyaç sebebiyle çıktığınız evin üç yıl içinde başkasına kiralandığını öğrenirseniz, tazminat isteme hakkınız olabilir. Bu hakkın nasıl kullanılacağı ve süresi için bir avukata danışın.

Yazlık ve sezonluk kiralamada durum farklı

Bu yazıdaki kurallar konut ve çatılı işyeri kiraları içindir. Kanun bir istisna koyar: niteliği gereği geçici kullanıma ayrılmış taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmasında bu hükümler uygulanmaz. Bodrum, Marmaris ve Fethiye hattında yaygın olan sezonluk yazlık kiralamaları çoğu zaman bu istisnaya girer. Sezonluk kira sözleşmenizde bu yazıdaki korumaların geçerli olup olmadığı, sözleşmenin süresine ve amacına bakılarak belirlenir.

Kiracıysanız, ev sahibiyseniz: kısa liste

Kiracıysanız:

  • Sözlü "çık" ile çıkmak zorunda değilsiniz; tahliye ancak dava ile olur.

  • Ev sahibinin ihtiyacı listedeki bir kişi için mi, gerçek ve zorunlu mu: davada aranan iki şart budur.

  • Yazılı bildirim geldiyse ciddiye alın; dava süresi bir kira yılı uzamış olabilir.

  • Arabuluculuk çağrısı gelirse görüşmeye katılın; taşınma süresi gibi konular burada konuşulur.

  • Tahliyeden sonra evi üç yıl boyunca aklınızda tutun; başkasına kiralanırsa tazminat hakkınız olabilir.

Ev sahibiyseniz:

  • İhtiyaç, listedeki kişiler içindir; kardeş ya da yeğen için bu yol yoktur.

  • İhtiyacın gerçek, sürekli ve zorunlu olduğunu göstermek size düşer; "belki ileride" yetmez.

  • Süre bir aydır ve mahkeme kendiliğinden bakar; yazılı bildirimle uzatılabilir.

  • Dava öncesi arabuluculuk zorunludur; atlanırsa dava usulden reddedilir.

  • Tahliyeden sonra üç yıl boyunca evi başkasına kiraya veremezsiniz; verirseniz en az bir yıllık kira tutarında tazminat ödersiniz.

Özet

  • Sözleşme süresinin dolması tek başına tahliye sebebi değildir; sebepler kanunda sayılıdır ve kiracı aleyhine değiştirilemez.

  • İhtiyaç sebebiyle tahliye yalnızca ev sahibinin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için istenebilir.

  • İhtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu olmalı; geçici ya da henüz doğmamış ihtiyaç yetmez; ispat ev sahibindedir.

  • Dava, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılır; yazılı bildirim varsa süre bir kira yılı uzar.

  • Yeni malik: edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim ve altı ay sonra dava; ya da sözleşme sonunda bir ay içinde dava.

  • Dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur; görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

  • Tahliyeden sonra üç yıl başkasına kiralama yasağı vardır; ihlalde en az bir yıllık kira tutarında tazminat.

  • Altı ay ve daha kısa sezonluk yazlık kiralamalarında bu kurallar uygulanmaz.

Yazı 22 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre hazırlanmıştır. Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir değerlendirme olup, somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

Bu web sitesi yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Her uyuşmazlık kendi koşullarına bağlıdır; somut durumunuza ilişkin değerlendirme için lütfen ofisle iletişime geçin.

Diğer makaleler