BBC HukukBBC Hukuk
← Makalelere dön

Yayım 21 Ekim 2026 · Barış Baran Civelek

Kardeşler miras kalan evi paylaşamıyorsa ne olur?

Kısa cevap: kardeşlerden biri istemiyor diye ev süresiz ortak kalmaz. Kanun her mirasçıya, her zaman mirasın paylaşılmasını isteme hakkı veriyor. Kardeşler anl…

Kardeşler miras kalan evi paylaşamıyorsa ne olur?

Kısa cevap: kardeşlerden biri istemiyor diye ev süresiz ortak kalmaz. Kanun her mirasçıya, her zaman mirasın paylaşılmasını isteme hakkı veriyor. Kardeşler anlaşamazsa paylaşmayı sulh hukuk mahkemesi yapar. Mahkeme evi olanak varsa aynen paylaştırır; olanak yoksa satışına karar verir ve bedel bölüşülür.

Bu yola girmeden önce iki noktayı bilmek gerekiyor. Birincisi, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu. İkincisi, kardeşler her aşamada kendi aralarında anlaşarak paylaşabilir.

Aşağıda bu soruyu adım adım açıyoruz: ev bugün kimin, bir kardeş tek başına ne yapabilir, anlaşma nasıl kurulur, anlaşma olmazsa mahkeme ne yapar.

Babamızdan kalan ev şu an kimin?

Birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle birlikte mirasçılar arasında bir ortaklık doğar. Kanun buna miras ortaklığı diyor. Bu ortaklık paylaşmaya kadar sürer.

Ortaklık yalnız evi değil, terekenin tamamını kapsar. Tereke, ölen kişiden kalan bütün mal, hak ve borçların toplamıdır. Ev, banka hesabı, araç ve borçlar bu bütünün içindedir.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payı yoktur; her birinin hakkı malın tamamına yaygındır. Gündelik dille: evin belli bir odası ya da belli bir yüzdesi kimsenin değil, ev bütün olarak hepsinin.

Bu, kardeşlerin miras payı olmadığı anlamına gelmez. Miras payları vardır ve paylaşmada dikkate alınır. Elbirliğinde eksik olan, bu payın ev üzerinde ayrılmış olmasıdır.

Kardeşlerden biri evi tek başına satabilir mi?

Hayır. Mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf eder. Tasarruf işlemi, evi satmak gibi malın hukuki durumunu değiştiren işlemdir. Elbirliği mülkiyetinde, kanunda ya da sözleşmede aksi yoksa, yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir.

Sonuç şu: evin satılması için bütün mirasçıların birlikte karar vermesi gerekir. Bir kardeş satmak istese, diğeri istemese ev bu yolla satılamaz.

Kardeşler ortak bir karar alamıyorsa kanun bir ara çözüm de tanıyor. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Temsilci, ortaklık adına hareket eden kişidir.

Aynı kural tersinden de işler. Satmak istemeyen kardeş, diğerlerini evi ortak tutmaya süresiz olarak mecbur edemez.

Kardeşim istemiyorsa ev hiç paylaşılamaz mı?

Paylaşılır. Türk Medeni Kanunu m. 642'nin ilk fıkrası şöyle: "Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir."

Bu cümlede iki önemli nokta var.

"Her zaman" ifadesi. Kanun paylaşma istemi için bir süre koymuyor. Ölümün üzerinden kısa bir süre de geçmiş olsa, uzun yıllar da geçmiş olsa her mirasçı paylaşma isteyebilir.

İstisna. Mirasçı sözleşme ya da kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlüyse bu hak sınırlanır. Böyle bir yükümlülük yoksa, istemeyen kardeşin itirazı paylaşmayı süresiz engellemez.

Kanun bir erteleme imkânı da tanıyor. Paylaşmanın hemen yapılması malın ya da terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi bir mirasçının istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir. Kanun bu erteleme için bir süre belirlemiyor. Erteleme, paylaşmanın ortadan kalkması demek değildir.

Mahkemeye gitmeden anlaşarak paylaşmak mümkün mü?

Mümkün. Kanun kardeşlere birkaç yol bırakıyor.

Paylaşma sözleşmesi. Mirasçılar kendi aralarında kimin neyi alacağını kararlaştırabilir. Bu sözleşme mirasçıları bağlar. 
Mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bununla birlikte, paylaşımın fiilen gerçekleştirilmiş ve mirasçıların kendilerine düşen malları almış olması gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir. Uyuşmazlık riskini önlemek için paylaşmanın yazılı bir sözleşmeyle belgelenmesi en güvenli yoldur.

Paylı mülkiyete geçmek. Mirasçılar paylaşma sözleşmesiyle, evin üzerindeki elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete çevirebilir (TMK m. 676). Paylı mülkiyet, tapuda her kardeşin belli bir payının yazılı olduğu mülkiyettir; örneğin üç kardeşte her birinin payı ayrı ayrı görünür. Paylı mülkiyette de her paydaş kural olarak malın paylaşılmasını isteyebilir. Yani bu yol anlaşmazlığı bitirmez, ama her kardeşin payını tapuda belirli hâle getirir.

Miras payı bir kardeşe devredilebilir mi? Bir kardeş miras payını diğer kardeşe devredebilir. Mirasçılar arasındaki bu sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Not: Burada söz konusu olan, henüz paylaşılmamış tereke üzerindeki miras payının devridir. Bu işlem, belirli bir taşınmazın bağımsız mülkiyet payının devriyle karıştırılmamalıdır. İşlemin şekli ve sonuçları, devrin kapsamına ve taşınmazın mevcut mülkiyet durumuna göre belirlenir.

Payı dışarıdan birine devretmek. Bir mirasçı payı üzerinde üçüncü bir kişiyle de sözleşme yapabilir. Bu sözleşmenin noterde düzenlenmesi gerekir. Ama bu kişi paylaşmaya katılamaz. Yalnızca paylaşma sonunda o mirasçıya düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir. Kısacası, dışarıdan biri payı alarak kardeşlerin yerine geçip paylaşmayı yürütemez.

Anlaşmaya varırken borçlar da hesaba katılmalı. Her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ya da güvenceye bağlanmasını isteyebilir.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B'ye göre taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava şartı, davanın görülebilmesi için önceden yerine getirilmesi gereken koşul demektir.

Gündelik dille: kardeşler arasındaki ev paylaşımı anlaşmazlığında doğrudan mahkemeye gidilmez. Önce arabulucuya başvurulur. Arabulucu, taraflar arasındaki görüşmeyi yürüten tarafsız kişidir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa iki adım daha var.

  • Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Bu şerh, anlaşmanın zorla uygulanabilir hâle gelmesini sağlayan mahkeme onayıdır. Taşınmazla ilgili anlaşmalarda şerh, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme anlaşmanın içeriğini ve taşınmazla ilgili kanuni sınırlamalara uyulup uyulmadığını denetler.

  • Anlaşma evin bir kardeşe devrini içeriyorsa, şerh verildikten sonra taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir. Tapu müdürlüğü gerekli incelemeyi yaptıktan sonra, ayrıca resmi senet düzenlenmeden tescili yapar. Tescil, değişikliğin tapu kütüğüne işlenmesidir.

Anlaşma olmazsa: ortaklığın giderilmesi davası

Arabuluculukta da anlaşma çıkmazsa sıra davaya gelir. Bu davanın adı ortaklığın giderilmesi davasıdır. Eski adı izale-i şuyudur ve uygulamada bu ad da kullanılıyor. Ortak malın paylaştırılmasını ya da satılıp bedelinin bölüştürülmesini sağlayan davadır.

Bu davaya sulh hukuk mahkemesi bakar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi davalarında evin değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesini görevli sayıyor. Evin değeri yüksek de olsa düşük de olsa mahkeme değişmez.

Mahkeme evi nasıl paylaştırır?

Kanun burada bir sıra kuruyor.

Önce aynen paylaştırma. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını isteyebilir. Aynen paylaştırma, malın kendisinin bölünerek ortaklara verilmesidir.

Evin tamamının bir kardeşe verilmesi. Hâkim terekenin tamamını ve içindeki malları göz önünde tutar. Olanak varsa her taşınmazın tamamını bir mirasçıya verir. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark, para ödenmesi yoluyla giderilir ve miras payları denkleştirilir. Kanun burada "olanak varsa" diyor; evin bir kardeşe verilmesi her dosyada mümkün olmayabilir.

Bölme mümkün değilse satış. Bölme durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa, mahkeme açık artırmayla satışa karar verir. Satışın yalnız kardeşler arasında artırmayla yapılması ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Kardeşlerden biri buna razı olmazsa satış herkese açık artırmayla yapılır.

Bir apartman dairesinin, bahçeli bir evin ya da Bodrum, Marmaris veya Fethiye'deki geniş arsalı bir yazlığın bölünüp bölünemeyeceği aynı cevabı vermez. Bunu mahkeme somut olaya göre değerlendirir.

Satış nasıl yapılır? Satış gerekirse hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınmazın satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Satıştan elde edilen bedel bölüşülür.

Not : Mahkemenin uygulayacağı paylaşma yöntemi, talebin terekenin tamamının paylaşılmasına mı yoksa belirli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine mi ilişkin olduğuna göre değişebilir. Mirasın paylaşılmasında TMK m. 642'deki özel kurallar; ortaklığın giderilmesinde ise ilgili ortaklık hükümleri dikkate alınır

Bütün kardeşler eşit mi alır?

Her zaman değil. Kanun, mirasçıların paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahip olduğunu söylüyor. Bu, her kardeşin aynı oranda pay alacağı anlamına gelmez. Her mirasçının paylaşmaya eşit biçimde katılma hakkı olduğu anlamına gelir. Kimin ne kadar alacağı miras paylarına göre belirlenir.

Tapuda intikal yapılmamış evde durum ne?

İntikal, ölen kişinin tapudaki kaydının mirasçılar adına güncellenmesidir. Bunun için çoğu zaman önce mirasçılık belgesi gerekir. Halk arasında veraset ilamı denen bu belge, kimlerin mirasçı olduğunu gösterir. Sulh mahkemesinden ya da noterden alınabilir.

İntikalin yapılmamış olması, kardeşlerin mirasçı olmadığı anlamına gelmez. Miras ortaklığı mirasın geçmesiyle birlikte doğar. İntikal, bu durumun tapuya işlenmesidir.

Tapu Kanunu Ek m. 1 burada bir kural koyuyor. Ölüm tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde tapuda miras intikali gerçekleşmezse, tapu müdürlüğü mirasçılık belgesi düzenlenmesi için yargıya başvurabilir. Ardından tapu kaydını elbirliği mülkiyeti olarak tescil eder.

Bu başvurular her türlü gider, vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu muafiyet, tapu müdürlüğünün kendi yaptığı başvuru içindir. Mirasçıların kendi başvurdukları intikal işlemi için kanun bu muafiyeti öngörmüyor. İşlem öncesinde güncel masraflar tapu müdürlüğünden teyit edilmelidir.

Adım adım: kardeşler anlaşamıyorsa ne sırayla ilerlenir?

  1. Mirasçılık belgesi alınır. Sulh mahkemesi ya da noter verir.

  2. Tapu kaydı kontrol edilir. İntikal yapılmış mı, ev kimin adına görünüyor.

  3. Borçlar konuşulur. Her mirasçı, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ya da güvenceye bağlanmasını isteyebilir.

  4. Anlaşma denenir. Yazılı paylaşma sözleşmesi, paylı mülkiyete geçiş ya da payın bir kardeşe yazılı devri.

  5. Anlaşma yoksa arabulucuya başvurulur. Bu adım dava açmadan önce zorunludur.

  6. Arabuluculukta anlaşılırsa belgeye icra edilebilirlik şerhi alınır, gerekirse tapuda tescil istenir.

  7. Anlaşılamazsa sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açılır. Mahkeme önce aynen paylaştırmaya bakar; olmuyorsa satışa karar verir.

Özet

  • Birden çok mirasçı varsa ev, paylaşmaya kadar mirasçıların elbirliği mülkiyetindedir. Kimsenin ayrılmış bir payı yoktur.

  • Evi satmak için bütün mirasçıların birlikte karar vermesi gerekir. Bir kardeş tek başına satamaz.

  • Her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir. İstemeyen kardeş paylaşmayı süresiz engelleyemez.

  • Hemen paylaşma malın değerini önemli ölçüde düşürecekse hâkim paylaşmayı erteleyebilir.

  • Kardeşler yazılı sözleşmeyle paylaşabilir, paylı mülkiyete geçebilir ya da payını bir kardeşe devredebilir.

  • Payı dışarıdan alan kişi paylaşmaya katılamaz.

  • Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

  • Dava sulh hukuk mahkemesinde görülür. Mahkeme olanak varsa aynen paylaştırır, olanak yoksa açık artırmayla satışa karar verir.

  • Ölümden itibaren en geç iki yıl içinde intikal yapılmazsa tapu müdürlüğü kaydı elbirliği mülkiyeti olarak tescil edebilir.

Yazı 21 Ekim 2026 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre hazırlanmıştır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlı bir değerlendirme olup, somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

Bu web sitesi yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Her uyuşmazlık kendi koşullarına bağlıdır; somut durumunuza ilişkin değerlendirme için lütfen ofisle iletişime geçin.

Diğer makaleler